Ritmin Ateşi: Flamenko

Endülüs'ün dar sokaklarından yükselen ayak sesleri, yalnızca bir dansın değil yüzyılların biriktirdiği acının, tutkunun ve direnişin ifadesi… Flamenko, İspanya'nın güneyinde doğmuş bir sahne sanatı olmanın ötesinde, bir halkın hafızasıdır

Ritmin Ateşi: Flamenko

    18.    yüzyılda Endülüs’te şekillenen flamenko; Çingene (Gitano), Arap, Yahudi ve yerel İspanyol kültürlerinin iç içe geçmesiyle ortaya çıktı. Şarkı (cante), gitar (toque) ve dansın (baile) birleşiminden oluşan bu güçlü anlatım dili, izleyeni yalnızca görsel olarak değil, duygusal olarak da yakalıyor.

Ritmin Ateşi: Flamenko

Flamenko dansının en belirgin özelliği, ayaklarla yere vurulan sert ritimlerdir. Zapateado olarak adlandırılan bu teknik, dansçının iç dünyasını sahneye taşıdığı anların en çarpıcı ifadesidir. Kolların zarif ama kararlı hareketleri, ellerin havada çizdiği görünmez hikâyelerle bütünleşir. Bu bütünlüğe flamenkonun ruhu denir: Duende.

Ritmin Ateşi: Flamenko

Kadın dansçıların fırfırlı elbiseleri, sahnede dalga dalga hareket ederken; erkek dansçılar güçlü duruşlarıyla ritmi adeta vücutlarında taşır. Ancak flamenkoyu flamenko yapan, kostüm ya da teknikten çok, sahnedeki samimiyettir.

Bugün flamenko, Sevilla’dan Barcelona’ya, Madrid’den dünyanın dört bir yanına uzanan evrensel bir kültür mirasıdır. UNESCO tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras” olarak kabul edilen bu sanat, modern sahnelerde de yaşamaya devam ediyor.

Flamenko; alkıştan çok sessizlik ister, gösterişten çok hakikat…
Ve her adımda şunu hatırlatır:
Bazı duygular konuşmaz, dans eder.