Kiraz Devlet Hastanesi'nde Ağır Mobbing İddiası

Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ile Birlik Sağlık-Sen İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Şevket Özfiliz, düzenledikleri basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ile Birlik Sağlık-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Şevket Özfiliz, düzenledikleri basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Bugün burada, sendika üyemiz olan bir sağlık çalışanımızın ve aynı zamanda hastanede görev yapan diğer çalışanlarımızın dile getirdiği son derece ciddi iddiaların aydınlatılması talebiyle kamuoyunun karşısındayız.

Sendika üyemiz olan Uzm. Dr. İbrahim Kılıç tarafından Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Sağlık Bakanlığı’na başvuru yapılmış, ayrıca ilgili iddialar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

Başvurularda yer alan iddialar, yalnızca bir personelin yaşadığı sorunları değil; kamu yönetiminde şeffaflık, liyakat, hukukun üstünlüğü ve çalışma barışını ilgilendiren çok ciddi hususları içermektedir.

Kiraz Devlet Hastanesi'nde Ağır Mobbing İddiası

İddialara göre;

• Kurum Müdürü D.E.’nin, üyemiz hakkında üçüncü kişiler aracılığıyla fiziki saldırı planladığı, olayın tesadüfen devreye giren kişiler sayesinde gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.

• Kurum müdürünün, çeşitli kişi ve çalışanlar üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kendisini istihbarat birimleriyle bağlantılı gösterdiği yönünde beyan ve davranışlarda bulunduğu iddia edilmektedir.

• Görev yapılan ilçede üst düzey bir kamu görevlisinin eşine yönelik rapor talebinin mevzuata aykırı bulunarak reddedilmesinin ardından üyemize yönelik sistematik baskı ve mobbing sürecinin başladığı ileri sürülmektedir.

• Kurum müdürünün yakınına ait özel bir iş yerinin tefrişatının, kurumla iş yapan bir firma tarafından karşılandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu konuda tanıklık yapmaya hazır kişilerin olduğu ifade edilmektedir.

• Sözleşmesi yenilenmeyen üyemizin mahkemeyi kazanması üzerine, 30 gün içerisinde mahkeme kararının yerine getirilmesi gerekirken iki ay bekletilerek yargı kararına uyulmadığı iddia edilmektedir.

• Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşmesi yenilenmeyen kurum müdürünün, açtığı dava sonucunda görevine iade edildiği; bu sürece ilişkin kamuoyunda çeşitli soru işaretleri ve tartışmalar bulunduğu ifade edilmektedir.

• Kurum çalışanlarının, kurum müdürüne ait özel işlerde ve özel mülkiyet kapsamındaki alanlarda çalıştırıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır. Çalışanların bir kısmının baskı ve çekince nedeniyle konuşamadıkları ileri sürülmektedir.

Bizler, Birlik Sağlık-Sen olarak bu iddiaların tamamının doğru olduğunu peşinen kabul etmiyoruz. Ancak bu kadar ağır ve kamu vicdanını ilgilendiren iddiaların da görmezden gelinemeyeceğini ifade ederek, araştırılmasını ve incelenmesini yetkililerimizden talep ediyoruz.

Ayrıca; 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi akabinde hastanede görev yapan başka sendika üye temsilcilerine yönelik hastane müdürü odasından BİMER’e faks gönderilmiştir. Savcılık makamı, şikâyet edilen sağlık çalışanlarına takipsizlik vermesine rağmen, kendisinin hastane müdürlüğü sözleşmesinin uzatılmaması üzerine bir başka arkadaşımızın hastane müdürü olarak göreve başlaması ve kendisinin, Türkiye’de tek ve ilk olan sözleşmesi biten idarecinin mahkemeyi kazanması üzerine, halef-selef oldukları arkadaşımızı kendisini tehdit ettiği gerekçesiyle savcılığa şikâyet etmiştir.

Her ne hikmetse, bulunduğu suç duyurusunun içine, herhangi bir yargı kararı veya resmî tespit bulunmayan, zamanında “FETÖ” ile ilişkilendirerek şikâyet ettiği çalışanları tekrar dilekçesinin içerisinde ilişkilendirmiştir. Bu iddialar nedeniyle bazı çalışanlarımız hukuki süreç başlatmışlardır.

Kiraz Devlet Hastanesi'nde Ağır Mobbing İddiası

Talebimiz nettir:

Sağlık Bakanlığı tarafından ilgili konular hakkında müfettiş görevlendirilmesini,

Tüm iddiaların bağımsız ve tarafsız şekilde araştırılmasını,

Tanıkların güvenliğinin sağlanmasını,

Baskı ve mobbing iddialarının titizlikle incelenmesini,

Kamu zararına yol açabilecek hususların açıklığa kavuşturulmasını,

Ve sürecin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz.

Hiç kimse makamından aldığı güçle çalışanlar üzerinde baskı kuramaz.

Hiçbir kamu görevlisi hukukun üzerinde değildir.

Devlet kurumları kişilerin değil, milletin kurumlarıdır.

Bugün burada dile getirilen hususlar, bir kişinin değil; adaletin, hukukun ve kamu vicdanının meselesidir.

Yetkili kurumları göreve davet ediyor, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.