100’den fazla avukat hayatına son verdi

İzmir Barosu avukatları, yaşanan olaylara karşı avukatlık süreçlerinde ekonomik ve fiziki şiddetin son bulmasına yönelik mektup...

TAKİP ET

İzmir Barosu avukatları, yaşanan olaylara karşı avukatlık süreçlerinde ekonomik ve fiziki şiddetin son bulmasına yönelik mektup kaleme aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde söz hakkına erişen hukukçu milletvekillerinin desteğini isteyen avukatlar, 'Yargının kurucu unsuru olan savunma mesleğini sürdüren biz avukatlara yönelik ekonomik ve fiziki şiddetin son bulması, mesleğimizi, hak ettiğimiz ve emeğimizin karşılığını alacağımız bir zeminde, avukatlık mesleğinin saygınlığına ve onuruna uygun şekilde sürdürebilmemiz için gerekli düzenlemelerin yasalaşması sürecinde desteğinizi bekliyoruz' dedi ve 14 başlığı sıraladı.

500'den fazla avukat fiziksel saldırıya uğradı

İzmir Barosu, avukatlarının son 20 yılda birçoğunun genç olmak üzere 100'den fazla avukatın yaşamına son verdiğini ve bu intiharların en büyük sebeplerinden birinin ise ekonomik olduğu vurgulandı. Öte yandan son 20 yılda 500'den fazla avukatın mesleğini yaptığı sırada fiziksel saldırıya uğradığına dikkat çekerek 'Duruşma salonlarından yaka paça dışarıya çıkarılıyoruz ya da duruşma salonlarına sokulmuyoruz, biber gazı müdahalesine maruz kalıyoruz, tehdit ediliyoruz, adliyelerde, haciz mahallerinde saldırıya uğruyoruz, öldürülüyoruz, sakat kalıyoruz. Her nedense saldırıların failleri ise bir 'kamu' görevlisine saldırdıkları halde ödül gibi ceza aldıklarından olsa gerek yeni saldırıların da hedefi haline getiriliyoruz' denildi.

'Avukatın gereksiz görülmediği yargı düzeni istiyoruz'

TBMM'ye gönderilen mektupta 1136 sayılı Avukatlık Kanunu dikkate alınarak şunlar aktarıldı:

'Avukatlık mesleğinin getirildiği nokta ve içinde bulunduğu koşullar, yargıdaki asli görevlerimizi gereği gibi yapmamızı engellemektedir. Hukuk kuralları içinde var olan bir hakkın tespiti, teslimi için çalışıyoruz.  Anayasa'nın 2. maddesinde tanımı yapılan 'laik, demokratik ve sosyal hukuk devletinin' tüm kurum ve kurallarının yerle bir edildiği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin yok sayıldığı bir düzende görev yapıyoruz. Avukatın gereksiz görülmediği, savunmanın yok sayılmadığı bir yargı düzeni istiyoruz. Sahip olduğumuz donanımın, en önemlisi emeğimizin karşılığı olan, hak ettiğimiz koşullarda yaşamak istiyoruz.'

Haber Merkezi

Bakmadan Geçme