3 KADIN, 550 KÖPEK
ÖDEMİŞ'TE SEVGİYLE KURULAN PATİ BAHÇE'NİN DOKUNAN HİKÂYESİ
Haberin Özeti
- • ÖDEMİŞ’TE SEVGİYLE KURULAN PATİ BAHÇE’NİN DOKUNAN HİKÂYESİ
İzmir’in Ödemiş ilçesinde üç kadının yalnızca vicdanlarıyla başladığı yolculuk, bugün yüzlerce sahipsiz cana umut oluyor. İlk başta birkaç köpeğe güvenli bir yaşam alanı oluşturma hayaliyle yola çıkan Yasemin Yıldırım, kız kardeşi ve arkadaşları Filiz ile birlikte bugün tam 550 köpeğe kapılarını açmış durumda. Onlar buraya “barınak” demiyor. Çünkü onlara göre burası, tel örgüler ardında yaşam mücadelesi verilen bir yer değil; sevginin, özgürlüğün ve umudun adı: Pati Bahçe.
TV9 Genel Yayın Yönetmeni İsmail Atahan Keçeci, Ödemiş’te gönüllüler tarafından kurulan yaşam alanını ziyaret ederek hem çalışmaları yerinde inceledi hem de Pati Bahçe’nin kurucularından Yasemin Yıldırım ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.
“Barınak değil, yaşam alanı”
Röportajın daha ilk dakikalarında Yasemin Yıldırım’ın en çok üzerinde durduğu konu, kullanılan tanım oldu.
“Barınak kelimesini çok sevmiyorum.” diyen Yıldırım, nedenini şu sözlerle anlattı:
“Ben buraya barınak demiyorum. Çünkü barınaklarda köpekler çoğu zaman kapalı alanlarda, özgürlüklerinden uzak yaşıyor. Bizim istediğimiz sevgiyle yaşayan, koşan, oynayan, mutlu hayvanlar. O yüzden burası bir köpek yaşam alanı, bir Pati Bahçe.”
Üç kişi başladılar, bugün 550 cana bakıyorlar
Yasemin Yıldırım, annesinin Ödemişli, babasının ise Karamanlı olduğunu belirterek yıllardır yaz aylarında Ödemiş’e geldiklerini söyledi.
İlk etapta yalnızca birkaç mağdur hayvanı kurtarmayı düşündüklerini anlatan Yıldırım, bugün ulaştıkları sayının kendilerini bile şaşırttığını dile getirdi.
“Üç kişi başladık. Asla 550 köpeğe ulaşacağımızı düşünmüyorduk. Ama kapımıza gelen hiçbir mağdur canlıya ‘hayır’ diyemedik. Sayı böyle böyle büyüdü.”
“Biz köpek toplamıyoruz, hayat kurtarıyoruz”
Yıldırım, amaçlarının daha fazla köpek toplamak olmadığını özellikle vurguluyor.
“Asıl hedefimiz sokakta yaşam mücadelesi veren, hasta, yaralı, terk edilmiş hayvanları kurtarmak.” diyen Yıldırım, daha sonra bu hayvanlara sıcak yuvalar bulduklarını anlattı.
Köylülerden bahçeleri ve çiftlikleri için köpek sahiplenmek isteyenlerin kendilerine ulaştığını belirten Yıldırım, her başvuruyu titizlikle değerlendirdiklerini söyledi.
“Önce gidiyoruz, yaşam şartlarını görüyoruz. Aşılarını yaptırıyoruz, kısırlaştırıyoruz. Köpeğin zincire vurulmaması şartını koyuyoruz. Hatta bunun için sözleşme bile yapıyoruz.”
550 köpeğin sorumluluğu her geçen gün büyüyor
Her geçen gün artan hayvan sayısıyla birlikte sorumlulukların da katlanarak büyüdüğünü söyleyen Yasemin Yıldırım, mama, ilaç, veteriner giderleri ve bakım maliyetlerinin gönüllü desteklerle karşılanmaya çalışıldığını belirtti.
Buna rağmen en büyük sıkıntının maddi imkânsızlık değil, toplumdaki duyarsızlık olduğunu söyledi.
“Ödemiş’te hayvansever çok az”
Yıldırım’ın en dikkat çeken açıklamalarından biri ise Ödemiş’teki hayvan sevgisiyle ilgili oldu.
“Mahallede duran zararsız köpeğe bile tekme atan insanlar var. Çöp bırakıyorlar, sonra da köpekler etrafı kirletiyor diyorlar. Mama vermiyorsanız bile en azından çevreyi kirletmeyin.”
En büyük sorunun ise sahipsiz hayvanların sürekli şikâyet edilmesi olduğunu dile getiren Yıldırım şöyle konuştu:
“İnsanlar sürekli ‘Barınağa götürülsün, toplansın.’ diyor. Ama önce gidip belediye barınaklarını görsünler. Eminim gördükten sonra aynı şeyi söylemezler.”
“Bir ay birlikte çalışsak sokakta kısır olmayan hayvan kalmaz”
Yasemin Yıldırım’ın en önemli çağrısı ise kısırlaştırma konusunda oldu.
Belediyelerle birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirten Yıldırım, Avrupa’daki örnekleri göstererek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir ay… Sadece bir ay belediyeyle birlikte çalışalım. Ödemiş’te kısır olmayan kedi köpek bırakmayız. Biz buna hazırız. Defalarca söyledik ama maalesef istediğimiz noktaya gelemedik.”
İki önemli çağrı yaptı
Röportajın sonunda Yıldırım, vatandaşlara iki önemli çağrıda bulundu.
İlk olarak, kısırlaştırılmamış dişi köpek sahiplerine seslendi.
“Lütfen bize ulaşın. Kısırlaştıralım. Artık çoğalmasınlar.”
İkinci çağrısı ise sokak hayvanlarının şikâyet edilmesiyle ilgiliydi.
“Lütfen gördüğünüz her köpeği CİMER’e ya da belediyeye şikâyet etmeyin. Önce gidin, barınakları görün. Sonra karar verin.”
Belçika’dan, Antalya’dan geldiler… Tatilde ilk durak Pati Bahçe oldu
Pati Bahçe’nin gönüllüleri de TV9 mikrofonlarına konuştu.
Antalya’dan gelen bir gönüllü, kızının Belçika’dan tatil için geldiğini belirterek ilk iş olarak Pati Bahçe’ye geldiklerini söyledi.
“Hiçbir bağımız yok. Ama burada 550 cana bakıldığını görünce çok etkilendik. Herkes haftada bir saatini bile ayırsa burası cennete döner.”
Bir başka gönüllü ise iki yıldır Pati Bahçe’den ayrılamadığını belirterek şunları söyledi:
“Onlar bizim çocuklarımız. Yasemin Hanım sayesinde onları koruyabiliyoruz. Birlik olursak çok daha güzel işler başaracağız.”
İsmail Atahan Keçeci: “Bu yalnızca hayvan sevgisi değil, vicdan meselesidir”
TV9 Genel Yayın Yönetmeni İsmail Atahan Keçeci de ziyaret sonunda önemli mesajlar verdi.
İnsanların yalnızca kendilerine değil, doğadaki tüm canlılara karşı sorumluluğu bulunduğunu belirten Keçeci, şehirleşmeyle birlikte hayvanların yaşam alanlarının daraldığına dikkat çekti.
Yurt dışında hayvanlara zarar verenlere ağır cezalar uygulandığını hatırlatan Keçeci, Türkiye’de de toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.
“Pati Bahçe’ye bekliyoruz”
Röportajın sonunda Yasemin Yıldırım, tüm Ödemiş halkına ve hayvanseverlere seslenerek şu çağrıyı yaptı:
“Bizi izlemek yerine gelin görün. Köpeklerimizin başını okşayın, suyunu verin, mamasını koyun. Hepinizi Pati Bahçe’ye bekliyoruz.”
Üç kadının sevgiyle attığı küçük bir adım, bugün yüzlerce sahipsiz canın yaşam umuduna dönüşmüş durumda. Ödemiş’te kurulan Pati Bahçe, yalnızca sokak hayvanlarına değil, vicdanlara da yuva olmaya devam ediyor.
TV9 Özel Haber – İsmail Atahan Keçeci